Anahtar Kelimeler: itirazın iptali, itirazın kaldırılması, icra hukuk davası, alacak tahsili, icra inkar tazminatı
Alacaklının başlattığı icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi halinde takip durur. Alacaklının bu engeli aşması için iki temel yol vardır: itirazın iptali davası ve itirazın kaldırılması talebi. Hangi yolun seçileceği; alacaklının elinde bulunan belgenin niteliğine göre değişir. Bu yazıda iki yolun farklarını anlatıyoruz.
İtirazın Kaldırılması: İcra Mahkemesi Yolu
Eğer alacaklının elinde İİK m.68 anlamında ‘imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren senet’, resmi daire ya da yetkili merci tarafından düzenlenmiş belge veya kesin hüküm gibi nitelikli belgeler varsa; itirazın kaldırılması için doğrudan icra mahkemesine başvurabilir. Bu yol; sıkı belge şartı, daha hızlı sonuç ve sınırlı yargılama özellikleriyle ön plana çıkar.
İtirazın İptali: Asliye veya Sulh Hukuk Mahkemesi Yolu
Belgenin niteliği itirazın kaldırılması yoluna uygun değilse (örn. adi yazılı senet, fatura, sözleşme); alacaklının itirazın iptali davası açması gerekir. Bu dava; alacak miktarına göre asliye hukuk veya ticaret mahkemesinde, ya da sulh hukuk mahkemesinde görülür. İcra takibine itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmazsa, itirazın iptali hakkı kullanılamaz.
İcra İnkar Tazminatı
Hem itirazın kaldırılması hem de itirazın iptali davasında, alacaklının lehine sonuçlanan kararda borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Bu tazminat; alacağın yüzde yirmisinden az olamaz. Borçlu yönünden ise haksız takip nedeniyle kötüniyet tazminatı söz konusu olabilir.
İki Yolun Karşılaştırması
İtirazın kaldırılması; daha hızlı, daha ucuz ancak daha sıkı belge gerektiren bir yoldur. İtirazın iptali ise daha uzun süren, geniş bir yargılama imkanı veren ve esasa ilişkin tartışmaların derinlemesine yapılabildiği bir yoldur. Alacaklı, elindeki belgelerin niteliğine göre doğru yolu seçmek zorundadır. Yanlış yola başvurulması, dosyanın reddedilmesine ve süre kaybına neden olur.
Süreler Çok Önemli
Borçlunun ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren 7 gündür. Alacaklının itirazın kaldırılması için süresi 6 aydır. İtirazın iptali davası için ise 1 yıllık süre vardır. Bu sürelerin kaçırılması; aynı alacak için yeni baştan takip başlatma zorunluluğu doğurur ve zamanaşımı riski yaratır.
İhtiyati Haciz ile Birleştirme
Alacaklı; itirazın iptali veya kaldırılması talebinden önce, alacağını teminat altına almak için ihtiyati haciz isteyebilir. Bu sayede borçlu, dava sürecinde mal kaçırma fırsatı bulamaz. İhtiyati haciz kararı genellikle teminat karşılığı verilir.
Sonuç
İcra takibine itiraz edildiğinde alacaklı, elindeki belgelerin niteliğine göre doğru yolu seçmelidir. Yanlış yol; süre, masraf ve zamanaşımı kayıplarına yol açar. Sürelerin sıkı takibi, hukuki destek alınmasını zorunlu kılan ana sebeplerden biridir.
| ⚖️ Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin hukuki destek almak için Av. Kaan Özgün ile iletişime geçebilirsiniz. Kaan Özgün Avukatlık Bürosu | Bahçelievler Mah. Turgutreis / Bodrum / Muğla |
